Bitkisel Üretim

2016 yılında, tahıl üretiminde bir önceki döneme göre yüzde 8,8 azalış beklenirken, yağlı tohumlarda yüzde 3,7, sebze üretiminde yüzde 1,7 ve meyve üretiminde yüzde 6,1 artış olacağı tahmin edilmektedir.

Arz açığı bulunan yağlı tohum üretimi 2015 yılında 3,4 milyon ton olarak gerçekleşmiş olup bunun yaklaşık 3 milyon tonunu ayçiçeği ve pamuk oluşturmaktadır. 2015 yılında yağlı tohum ithalatının miktarı 3,2 milyon ton, değeri 1,7 milyar ABD Doları olmuştur. Yağlı tohumların küspesinin de yem amaçlı olarak ithal edildiği dikkate alındığında ithalat hacmi daha da büyümektedir. 2016 yılında ham yağ ithalatının aynı düzeylerde kalacağı tahmin edilmektedir. Yağlı tohumlu bitkiler, mevcut durumda, kamu alımları ve destekleme uygulamaları ile düzenlenen hububat piyasaları karşısında rekabet edememektedir. Cari dengeyi de olumsuz etkileyen bu durumun yağlı tohumlar lehine yeniden ele alınması önem arz etmektedir.

Bitkisel üretim birinci tahminlerine göre 2016 yılında bakliyat üretiminin bir önceki yıla göre yüzde 0,4 azalarak yaklaşık 1,1 milyon ton seviyesini koruması beklenmektedir.

Fındıkta son olarak 170 TL/dekar olarak uygulanan alan bazlı desteğin 2014 yılında sona ermesi planlanmış, ancak üretici geliri dikkate alınarak 2015/8215 sayılı Fındık Üreticilerine Alan Bazlı Gelir Desteği Ödenmesine Dair Bakanlar Kurulu Kararıyla bir yıl daha devam ettirilmesi hükme bağlanmıştır. 2016 yılı ürünü için de 2016/9150 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında uygulamaya devam edilmektedir.

Bitkisel üretim sektöründe rekabet gücünün artırılması için verimlilik artışının hedeflenmesi temel önceliktir. Bu kapsamda, katma değeri yüksek ürünlerin yetiştirilmesine öncelik verilmesinin yanı sıra sertifikalı tohumluk üretiminin yaygınlaştırılması, yerel çeşitlerin korunması, biyoteknoloji, ıslah, çeşit geliştirme, etkin piyasa denetimi, Ar-Ge politikalarının geliştirilmesi ve kamu ile özel kesimin etkin işbirliği hususları önemini korumaktadır.

Doğal kaynakların korunması, tarımda izlenebilirlik ve sürdürülebilirliğin sağlanmasına ilişkin önemli katkılar sağlayan iyi tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması çalışmaları artarak devam etmektedir.

Organik tarımda başta kontrol ve denetime yönelik hizmetlerin artırılması olmak üzere, güvenilir üretimin yaygınlaştırılması, ihracatın artırılması, istatistiki altyapı dâhil izlenebilirliğin iyileştirilmesi ile kurumsal kapasitenin geliştirilmesi ihtiyacı devam etmektedir. Bunun yanı sıra organik ürünlerin tanıtımındaki yetersizlikler ile pazara erişimindeki güçlükler öne çıkan hususlar olarak değerlendirilmektedir.

Özellikle gıda ve kimya sanayileri için büyük önem taşıyan ıtri, tıbbi ve boyar bitkilerin doğadan toplanmasının yanı sıra, kültüre alınarak tarımsal üretimin çeşitlendirilmesi, üretici gelirlerinin artırılması ve nadas alanlarının daraltılması hedeflenmektedir. Konuya ilişkin olarak strateji ve eylem planı hazırlıkları sürmektedir.

Genetik yapısı değiştirilmiş organizmalar ve ürünlerinden kaynaklanabilecek risklerin önlenmesi ve insan, hayvan ve bitki sağlığı ile çevre ve biyoçeşitliliğin korunması amacıyla söz konusu ürünlerle ilgili izlenebilirliğin sağlanması, kontrol ve denetim sisteminin etkin şekilde işletilmesi hususları önemini korumaktadır.

2011 yılında lisanslı depoculuğun geliştirilmesi için kurulan TMO-TOBB Lisanslı Depoculuk Anonim Şirketinde depolamaya uygun nitelikte, standardize edilebilen şartlarda olması kaydıyla hububat, baklagiller, yağlı tohumlar, pamuk, fındık, zeytin ve zeytinyağı ürünlerinin işlem görmesi sağlanmıştır. Şirket, 2016 yılı itibarıyla Polatlı, Lüleburgaz ve Ahiboz olmak üzere üç tesise ve hububatta 70 bin ton depo kapasitesine ulaşmıştır. Ayrıca, özel sektörle birlikte lisans alınan depo kapasitesi; hububatta toplam 415 bin ton düzeyine çıkmış olup İzmir’de pamuk için 15 bin tonluk depo lisansı alınmıştır. 2016 yılında hububat, baklagiller ve yağlı tohumlar için 3,9 milyon ton, fındık için 200 bin ton, kuru kayısı için 30 bin ton ve zeytin için 12,5 bin tonluk deponun daha lisans alması beklenmektedir. Söz konusu işlemlerin tamamlanması ile birlikte hububatta 4,5 milyon ton, fındıkta 200 bin ton, kuru kayısıda 30 bin ton, zeytinde 17,5 bin ton ve pamukta 15 bin ton toplam lisanslı depo kapasitesine ulaşılacaktır. Bunun yanı sıra, ürün senetlerinin alım-satımını artıracak ve bu depoların borsalarla etkileşimini sağlayacak imkânların geliştirilmesi ihtiyacı devam etmektedir.

Bitkisel üretimde kaliteyi ve üretimi artırmanın yanı sıra markalaşmayı ve rekabetçiliği teşvik etmeyi sağlamak üzere, kendi sektörlerinde avantajlı bulunan ürünlerde değer zincirlerinin tüm halkalarını içine alacak şekilde kümelenmelerinin sağlanması hususu önem arz etmekte olup bu kapsamda, zeytin ve zeytinyağı, tohumculuk, bitkisel yağ, üzüm ve üzüm ürününe dayalı sanayi, süs bitkileri ve tıbbi aromatik bitkiler ile tarımsal mekanizasyon konularında sektörel kümelenme çalışmaları sürdürülmektedir.

Seracılık faaliyetlerinde jeotermal kaynakların etkin kullanımına yönelik çalışma ve projeler sürdürülmektedir. Ayrıca, seracılığın geliştirilmesine yönelik olarak 100 bin TL’ye kadar yatırımlarda faizsiz kredi desteği sağlanmaktadır.

2015 yılı sonunda yayımlanan 2015/8294 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Çiftçi Kayıt Sistemine kayıtlı ve işletme büyüklüğü 5 dekar veya altında olan çay ve fındık ürünleri hariç meyve, sebze, süs bitkisi ve ıtri-tıbbi-aromatik bitki yetiştiriciliği yapan küçük aile işletmelerine yönelik yardım öngörülmüştür. 2016 yılı için söz konusu destek dekar başına 100 TL olarak belirlenmiştir.

2016 yılında DAP, DOKAP, GAP ve KOP Bölge Kalkınma İdareleri tarafından kendi bölgelerinde bitkisel üretim potansiyelinin araştırılması ile sektörün katma değerini artıracak kamu tarımsal araştırma altyapılarının geliştirilmesine yönelik projeler desteklenmiştir.

Bitkisel Üretim Özel İhtisas Komisyonu Raporu